Parapsikoloji

Astral Seyahat Nedir? Detaylı Rehber

Astral Seyahat Nedir?

Astral Seyahat’i anlayabilmek için önce Peristi(Astral Beden) nedir bilmek gerekir. Peristi, ruh katmanlarından biridir. Bu katman, ruhun normal hayatta görülmeyen bedenidir. Astral Seyahat ise, Peristi bedenimize geçiş yaparak, dünyanın fiziki veya astral boyutlarında seyahat etmektir. Bazı teoriler, Astral Seyahat ve Lucid Rüya’yı aynı olarak kabul eder ve gün içerisinde bilinçaltımıza farkında olmadan kaydettiğimiz yerleri rüyamızda gezdiğimizi iddia ederler.  Ancak, Astral Seyahat’i deneyimleyen insanlar bu deneyimin rüya olduğunu kabul etmezler. Astral Seyahat, zamandan ve mekandan bağımsızdır. İnsan bedenindeki farklı bir katman olan Peristi, dünyanın farklı bir katmanına, yani fiziksel dünyadan bağımsız manevi boyuta girer. Astral Seyahat sırasındaki kişi bir mekanın, geçmişteki bir zaman dilimine seyahat edebileceği gibi, gelecek zaman formuna da seyahat edebilir. Bu da Astral Seyahat’i deneyimleyen ve inanan insanlar için, Astral Seyahat’in bir rüyadan ibaret olmadığını kanıtlar niteliktedir. Antik medeniyetlerden günümüze kadar Astral Seyahat, bilginin keşfi ve farklı alemlerdeki varlıklar ile iletişime geçmek için kullanılmıştır.

Bazı insanlar Astral Seyahat yaparken ayrılma anında bedenlerine göbekbağına benzer ışıltılı bir bağ ile bağlı olduklarını gördüklerini anlatmışlardır. Bu bağa, gümüş kordon diyoruz. Gümüş kordon, yeni doğan bebeklerdeki fiziksel göbekbağı ile vücuda hapsedilmiş şekildedir. Yani yeni doğan bebeklerdeki fiziksel göbekbağının kesilmesini, gümüş kordonun kapağının açılması olarak örneklendirebiliriz. Peristi, vücuda gümüş kordon ile bağlı olarak vücut dışarısına çıkabilecektir. Gümüş kordon, insan bedenimiz hayatta olduğu sürece kopmaz veya zarar görmez. İnsanlar öldüğünde, bu gümüş kordon insan bedeninden ayrışır ve tamamen astral boyuta karışır. Bu aynı zamanda hayaletler için alternatif bir tanımdır. Bazı olaylarda Astral Seyahat yapanlar, ölmüş yakınlarıyla karşılaştıklarından da bahseder.

 

Astral Seyahat Herkes Tarafından Yapılabilir mi?

Tüm insanlarda Peristi(Astral Beden) mevcuttur, bu nedenle ruhunu tanıyan ve doğru teknikleri öğrenen insanlar Astral Seyahat yapabilirler. Ancak, özel bir çalışma olmadan ruhun Peristi katmanını kullanabilmek oldukça zordur. Özel çalışmalarla gerçekleştirilebilmekte olan Astral Seyahat, hiçbir çalışma yapmadan bazen kendiliğinden de gerçekleşebilir. Dünya üzerinde birçok insanın başından böyle bir tecrübe geçmiştir. Mesela bazen uykuda, bir baygınlık ya da ağır bir hastalık anında da ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir olayla karşılaşan birçok kişi bedenini yukarıdan seyredebilmektedir. Bunun sonucunda bazı insanlar zihinsel dengesizliklerinin başladığından endişelenir. Oysa ki bu, herhangi bir rahatsızlık belirtisi değil, parapsişik bir yeteneğimizin güçlü olmasının ve kendiliğinden ortaya çıkmasının sonucudur.

 

Astral Seyahat Sırasında Ne Görürüz? Neler Yaşanır?

Astral bedenin, vücuttan ayrılıp astral boyuta geçiş yapma esnasında bedenin değişik yerlerinde ülperti ile gelen titremeler, kulak çınlamaları ve tam ayrışma anında ise, çatlama ya da buna benzer sesler duyulabilir. Eğer bu noktaya gelebildiyseniz korkmayın, bunların hiçbir zararı yoktur. Başardığınız için tebrik ederim.

Ayrılma olayını yaşayan kişi genellikle çok mutludur ve hafiflemiştir. Duvar, kapı gibi bütün katı engellerden geçebilir. Fiziki hiçbir eşyaya veya yakında bulunan bir başka kişiye temas edilememektedir.  İleri seviyelerde o an düşünülen mekana veya zaman dilimine gidilebilir.

 

Astral Seyahatin Riskleri Nelerdir? Zararlı mıdır?

Astral Seyahat’in herhangi bir riski bulunmamaktadır. İleri seviyede Astral Seyahat yapan, spiritüel güçlerini uzmanlaştırmış kişiler astral varlıklarla veya riskli durumlarla kendileri istedikleri için karşılaşırlar. Bu bazen bilgelik kazanmak, bazen kehanet almak ve bazen ise birtakım dünyevi dileklerde bulunmak içindir. Yeni başlayanlar için karşılarına çıkabilecek hiçbir risk bulunmamaktadır. Astral varlıklar veya cinler tarafından ele geçirilmek, bedene dönememek gibi bilgiler tamamen yanlıştır. Başlangıç seviyesinde bunu arzulasanız dahi spiritüel güçleriniz yeterli olmayacaktır ve farklı alemlerin varlıkları siz onlara yol açmadığınız sürece sizinle iletişime geçemezler. Bu gibi yanlış bilgiler, Astral Seyahat denemelerinizde gerilmenize ve tekniklere odaklanamamanıza sebep olur.

 

Astral Beden ve Aura

Şuurun toplandığı birden fazla merkez vardır ki bunlardan bir tanesi, çok eski devirlerden beri astral  beden(Peristi) olarak isimlendirilmiştir. Astral beden için, belirli sinir merkezlerine bağlı bulunan, bir nevi enerjetik maddeler toplamı da diyebiliriz. Bu enerjetik bedenin fiziki bedenle irtibatından doğan bir ışınım vardır. Mavimsi-gri renkteki bir dumana benzer görüntüsü olan bu ışınımı, bazı medyomik hassasiyete sahip insanlar görebilmektedir. Bu ışınım hareketi; fiziki bedenin her yerinde, çeşitli renklerde kendini gösterir. Biyomanyetik bu enerji alanına hepimizin bildiği gibi Parapsikoloji’de “Aura” ismi verilir. Aura’nın belirli bir şekli yoktur ve varlığın düşünceleriyle istenilen bir görünüme sokulabilir.

Dünyanın birçok ülkesinde bu konuyla ilgili çalışmalar, 1960’lı yılların sonlarına doğru önemli sonuçların alınmasına yol açmıştır. Örneğin; 1968 yılında Çekoslavak ve Bulgar bilimadamları dünya kamuoyuna ortak bir açıklama yaparak; bitkiler ve hayvanlar da dahil olmak üzere, tüm canlı varlıkların sadece atom ve moleküllerden meydana gelen fiziki bir bedenlerinin olmadığını, fiziki bedenin eşi olan bir enerji bedeninin de mevcut olduğunu keşfettiklerini ilan etmişler ve bu bedene de “biyolojik plazma bedeni” adını vermişlerdi.

Rus bilimadamları yaptıkları Aura ile ilgili denemelerde, esası Krilian Fotoğrafçılık Metodu’na dayanan bir metod ile önce sağlam bir yaprağın, sonra da 1/3’ü kesilmiş olan bir yaprağın fotoğraflarını çekmişlerdir. İlk fotoğrafta yaprak üzerinde yanıp sönen parlak canlı ışık hüzmeleri ve yaprağın kenarlarında bir hat şeklindeki aydınlık alanın mevcudiyeti yine kendini göstermiştir. İkinci fotoğraftaki görüntü ise oldukça farklı olmuştur. Bu sefer yaprağın yüzeyi yine tam olarak görünmüş ancak kesilen parçanın olduğu yer diğer kısımlardan bir çizgi ile ayırt edilebilecek şekilde şeffaf kalarak gözükmeye devam etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyala yapıştır tasvip etmiyoruz. :)