Kişisel Gelişim

Özgüven Düşüren 7 Büyük Korku ve Çözüm Tavsiyeleri

Özgüvene sahip olmanın önemini hepimiz biliyoruz. Peki kendilerine güvenlerini yitirdiklerini söyleyen insanlar hep aynı şeyden mi söz ediyorlar? Bazıları topluluk önünde konuşacaklarında güvenlerini yitirirler. Bazılarının araba kullanmak konusunda kendilerine güvenleri yoktur. Don Blanding konuşmacı kürsüsünde evindeymiş gibi rahatken, araba kullanma konusundaki yeteneğine güveni yoktu. Bu örnekler açıkça gösteriyor ki bir alanda güvenli olan insan başka birinde aynı güvene sahip olamayabiliyor. Bazıları sporda kendilerine güvenemezler, bazıları da insanlarla ilişkilerinde güvensizdirler. Her ne şekilde olursa olsun çoğu insan bazı alanlarda güvensizdir. Bu yazımızda, insanların özgüvenlerini olumsuz etkileyen 7 korkudan bahsedeceğiz.

 

Özgüvensizlik Korkusu

Özgüven ve kendini beğenmek arasında çok büyük bir fark vardır. Özgüven, hayat hakkındaki emniyet duygusudur ve kişinin kendine her durumda güvenebileceğini bilmesidir. Kendini beğenmişlik ise başkalarını, aslında var olmayan özgüvenine inandırmaya çalışmaktır. Bu kişiler, utangaç ve sıkılgan olan insanlardan çok  daha özgüvensizdir.

 

Başarısızlık Korkusu

Özgüven kıran korkulardan birisi de başarısızlık korkusudur. Her insan uğraştığı şeylerde başarılı olmak ister. Başarıya duyulan aşırı istek insanı iki ayrı şekilde etkileyebilir; başarıya ulaşmak için daha da itilim duymasına neden olur ya da kendisini bu korkuya kaptırıp güvenini yitirir. O zaman da yeteneği kaybolur gider. Yani yine korktuğu başına gelmiş olur.

 

Alaya Alınma Korkusu

Özellikle günümüz internet çağında, bazı insanlar için komik duruma düşmüş gözükmek büyük bir korkudur. Bu, birçok kişinin özgüvenini yitirmesine neden olur. İnsanlar komik bir durumda değil, kendinden emin gözükmek isterler. Spor kıyafetle gittiği partide herkesin üzerinde smokin olduğunu gören adam yıllar sonra bunu hatırladığında kendine güveni sarsılır, “Ne gülünç duruma düşmüştüm!” diye düşünür. Hayatımız boyunca küçük şeyler yüzünden komik duruma düşeriz. Birden dikkatler üzerimize çevrilir, kendimizin farkına varır, utanır ve kekeleriz.

 

İncitilme Korkusu

İnsan egosu öyle duyarlıdır ki, hep incitilme arar ve kendisine zarar verildiğini düşünür. Ego uzun yıllar sonra geliştirdiğimiz dış benliktir, kişilik benliğidir. İngilizce’de kişilik anlamındaki “personality” kelimesi Latince’de maske anlamında kullanılan “persona” kelimesinden gelir. Personamız yani kişiliğimiz, gerçek olduğuna inanmalarını ümit ederek insanlara gösterdiğimiz maskemizdir. Kimsenin o maskenin arkasındaki güvensiz küçük insanı görmesini istemeyiz. Bu yüzden söz konusu ego ya da kişilik maskemiz olduğunda, onu korumak için hemen her şeyi yaparız. Bu koruma içgüdüsüne büründüğümüzde, incitilme korkusuyla sağlıksız kararlar alabilir ve mantıksız cevaplar üretebiliriz. Bu da ciddi özgüven kaybına sebep olur.

 

Reddedilme Korkusu

Bir kıza birlikte çıkmayı teklif edecek utangaç genç çocuk buna klasik bir örnektir. Kız ile konuşmak istediğinde kızın karşısında kızarmış, kekeliyor, utanmış, akıcı konuşamıyor ve acınacak duruma düşüyor. Bize komik gelen bu olay, onun için ise tam bir felaket. Reddedilmekten çok korkmaktadır. Bu durumda özgüven tamamen yitirilmiştir.

Reddedilme korkusu, hayatın birçok alanında karşımıza çıkar. İşyerinde terfi hakeden bir çalışan, patron tarafından reddedilmenin korkusuyla hakkını hiçbir zaman isteyemez,  çünkü reddedilme sonucunda yanlış anlaşılarak gözden düşeceğini ve güven kaybettireceğini düşünür. Bazı insanlar arkadaş sahibi olmaktan korkarlar ve reddedilme ihtimalinden kaçmak için yalnız bir hayatı tercih ederler.

 

Onaylanmama Korkusu

Kısa bir şiir öğrenen çocuk, şiiri anne babasına okduğunda umduğu kadar memnun olmazlarsa, hele bir de eleştirirlerse çocuk hemen onaylanmadığı hissine kapılır, utanır ve özgüvenini yitirir. Bu tecrübe, geleceğine de yansır. Onaylanmama korkusu yalnızca çocuklara ait bir sorun değildir; bu korkuyu her yaşta insan yaşayabilir.

Birçok insan, arkadaşları tarafından onaylanmama korkusu yüzünden bazı yeteneklerini gizli tutar. Bu korku, insanların asıl düşüncelerden uzak durup çoğunluğun düşüncelerine körü körüne bağlanma eğilimini açıklıyor. Onaylanmama korkusu, özgüvenin kaybolmasına ve sürekli diğer kişilerin düşüncelerine göre bir yaşam sürmeye neden olur.

 

İstenmeyen Sonuçlarla Karşılaşma Korkusu

İstenmeyen sonuçlarla karşılaşma ve bunların üstesinden gelememe korkusu yüzünden riskli işlere girmeye cesaret edemeyen birçok insan vardır. Bu korkuya sahip olan insanlar, yüksek ihtimalle olumsuz sonuçlanmayacak durumlarda bile gereksiz bir paniğe kapılır ve farklı bir insana dönüşür, özgüvenlerini yitirirler. Aynı durumu tecrübe eden birçok insana konuyla ilgili sorularını yöneltirler ancak cevaplardan asla tatmin olmazlar. Bu panik anı insanı intihara kadar sürükleyebilmektedir.

 

Özgüven düşüren 7 büyük korkudan bahsettik, bu korkulardan en az bir tanesi veya birkaçı insanların büyük çoğunluğunda bulunmaktadır. Kendisiyle tamamen barışık insan sayısı oldukça azken, bu insanlar uğraştıkları alanda mutlaka çok başarılı olur ve ün kazanırlar. Peki bu korkulardan kurtulmak ve özgüven kazanmak için neler yapabiliriz?

Özgüven kıran korkuların temeli utangaçlık ve dengesizliktir. Dikkatler bir kişi üzerinde toplandığında o kişi huzursuz hisseder. Yoğun ilgi ve dikkat, kişinin cesaretini kırar. Kişiye eleştirel gözlerle bakılması onun dengesini yitirmesine ve sınırlamalarının farkına varmasına neden olur. Korku, yapılmaması ve söylenmemesi gereken şeyler yaptırır ve söyletir; rahat ve dengeli olmak gerekirken tam tersi duyguları hissettirir.

 

Tavsiyelerimiz

Yapmamız gereken şey, öncelikle utanç duygumuzdan kaçmayarak, vasat bir insan olmadığımızı ama aynı zamanda kusursuz olmadığımızı da kabul etmek ve diğer tüm insanların da belli kusurları olduğunu göz önünde bulundurmaktır. Önüne geçemeyeceğiniz kusurlarınız yerine, bazen vaktinizi sakin bir kafayla olumlu taraflarınızı düşünmeye ayırın. Nasıl bir oyuncusunuz? Nasıl bir aşçısınız? Yetenekleriniz neler ve ne kadar başarılısınız? Mükemmel olmamak sizi korkunç birisi yapmaz. Mükemmellik tamamen öznel bir şeydir.

Özgüven düşüklüğü zorluklarla karşılaştığınızda ya da yeni bir başlangıç yapılacağı zaman hissedilir. Böyle bir zamanda sizi korkutan şeyleri unutmadan detaylıca not alın ve daha iyi hissettiğiniz bir zamanda bu korkular üzerine tekrar düşünün, böylece daha çözümsel sonuçlar elde edebilirsiniz.

Önem verilmesi gereken diğer bir konu ise, hırs eksikliğidir. Korkulara karşı kendimize sağlayabileceğimiz en iyi motivasyon hırs duygumuzdur. Bunun için bazen karşılaştırma yapmak faydalı olabilir. Karşılaştırma yapmak ruh halinizi düşürebileceği için, karşılaştırma yaparken benzer şartlar altında olduğunuz birini ele almalısınız. Başkasının başarılarına şahit olduğunuzda “Ben neden aynısını, hatta daha iyisini yapamayayım”? sorusunu kendinize sorun. Kendinize güvenerek hırslandığınızda, korkularınızın azaldığını ve daha özgüvenli birisi olduğunuzu farkedeceksiniz.

Duruşunuz ve beden diliniz çevredekilere duygu durumunuzu anlatır. Hırslı, sinirli, üzgün, mutsuz ya da özgüvenli olabilirsiniz, bu insanların rahatça anlayabileceği bir şeydir. Güçlü ve özgüvenli gözükmek için dik durmalısınız ve omuzlarınız geride, başınız ileriye dönük olmalı. Bu duruş insanlara ve hatta zihninize de “Ben özgüvenliyim.” Mesajını verecek.

Özgüveninizi arttırmak için imkanlarınız dahilinde yapabileceğiniz her hobiye yönelin ve kendinize boş vakit bırakmayın. Keyif aldığınız şeyleri yaptığınızda zorluklar karşısında hırsınız, savaşma gücünüz, yani özgüveniniz artacaktır. Özgüven arttıran diğer bir etken ise bilgi birikimidir. Mesleğiniz, günlük uğraşlarınız dışındaki konuları kapsayan kitapları okumayı deneyin. Eğer bir okuma alışkanlığı kazanabilirseniz,  bu birçok farklı konular üzerinde bilgili biri olmanızı sağlar ve insanlarla konuşacak daha fazla konuya sahip olursunuz.

İnsanların sizi nasıl gördüğü de özgüveninizi oldukça etkiler. Düzenli olarak kişisel bakım, spor-egzersiz yapın ve  modayı takip edin. Unutulmamalıdır ki, moda her bütçeye uyarlanabilir.

“İhtiyacımız olan şey başkalarının bizi daha çok sevmesi değil, bizim onları daha çok sevmemizdir. Gerçek özgüven budur.” -Jack Ensign Addington

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyala yapıştır tasvip etmiyoruz. :)