İnançlar,  Parapsikoloji

Türk Tarihinde ve Dinlerde Astral Seyahat – Tarihsel Yolculuk

Türk Tarihinde Astral Seyahat

Türklerin tarihte sahip olduğu ilk din Şamanizm ve Paganizm inanışlarının temelini oluşturduğu Tengrizm’dir. Bu inançta evrenin en yüce ruhu Tengri’dir. Bu dinin yetkili din adamlarına Kam denir. Kamlar, ateş başında ritüellerini yaparak Tengri ile iletişime geçtiklerine inanırlardı. Bu iletişim, onlar için ruhsal bir yolculuktur.

Kam, ruhsal yolculuğunda ona rehberlik edeceğine inandığı hayvanların postlarından yaptığı kıyafetleri giyer ve yine kendi el yapımı kam davulu ile ateşin başına geçer, sonrasında da ateşin etrafında davulunu çalarken, kendi varlığını unutacak kadar sarhoş olana dek kendi etrafında döner, hayvan sesleri çıkartır, uçma taklitleri yapar, hayvan gibi zıplar, sürünür ve kendini bu hayattan soyutlayarak trans hale geçer. Bu noktada tecrübesini, manevi tarafa yolculuğunu, ızdıraplı yükselişini veya tehlikeli düşüşünü, hayvan biçimli ruhlarla olan savaşlarını, bitkin olarak kuvvetten düşünceye kadar mimiklerle canlandırır. Burada esas olarak amaç, Tengri’yi duymak, oradaki ruhları bildikleri sırlar hakkında sorguya çekmek, yani gelecek hakkında bilgi edinmek; hatta kişilerin ruhunu, kötü yaratıklar tarafından çalınan ve onlar tarafından kaçırılmakla tehdit edilen ruhları aramak, yani büyü aracılığıyla hasta insan ruhlarını tedavi etmektir.

Ritüel sona erdikten sonra Kam, trans halinden çıkar ve ritüel esnasındaki fiziksel dünyaya dair hiçbir şeyi hatırlamaz. Ünlü Rus Türkolog Vasili Radlof, bu ritüele dair yaptığı araştırmalarda, trans halindeki kişinin kamçılanarak bile uyandırılamadığı bilgisine ulaştığını belirtmiştir. Bu ritüel açık bir şekilde, ileri düzey bir astral seyahat deneyimidir. Kamlar, ateşin etrafında kendilerinden geçene kadar performans sergileyip, trans halde astral bedenlerinin vücutlarından ayrılmasını sağlayarak, astral boyuttaki ruhlarla ve diğer varlıklarla iletişime geçmekteydiler.

Tengricilik dininde, Kamların seçilmesi esnasında da astral seyahat teknikleri ile testler uygulanırdı. Asya Tengrici  inisiyasyonlarında sırra erme denilen inisiyatik ölüm ya da cehenneme iniş deneyimi Sibirya ve Orta Asya’da ki Tengrici Türklerin (Yakutlar, Altaylılar vs.) geleneklerine göre, hami-rehber ruhlarca, yeraltı denilen öte alemde veya spiritüel gök katlarında gerçekleştirilir. Bu deneyim genellikle orman, kır, mağara gibi toplumdan uzak ve kutsal sayılan bir yerde gerçekleştirilir. Kam adayı önceden hazırlık eğitimini almış olsa da, sırra erme denilen bu deneyimi yaşamadan adayın Kamlığı resmileşmez. Bu deneyimi ancak gereken hazırlık eğitimini tamamlamış Kam adayları geçirebilir.

Davulu transa girmeyi kolaylaştıracak bir şekilde kullanmayı öğrenmiş aday, birtakım acı verici sınavlara tabi tutulduktan sonra, onların ölüm olarak adlandırdığı ileri seviye astral seyahat deneyimini yaşamak üzere transa girer. Kam adayı birkaç gün süren bu deneyim boyunca, ruh ve beden bağları gevşemiş halde yatar. Sırra erme denilen bu süre zarfında, hami-rehber varlıkları Kam’ın ruhuna Kamlığı için gerekli her şeyi öğretirler. Bu adımlar bittiğinde ve hipnotik uykudan çıktığında, aday kendini birtakım güçlerle donanmış ve bir hayli değişmiş halde bulur. Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle(kalp gözü) de görebilmektedir. Yani artık uyku halinde olmadan veya ölmeden, ayakta duruyor olsa bile transa geçerek fiziksel dünya içerisinde astral boyutları görebilmektedir.

 

Din Tarihlerinde Astral Seyahat Örnekleri

 

İslam’da Astral Seyahat Örnekleri

İslamda astral sehayat örneklerini Tasavvuf öğretisinde görebiliriz. Tasavvufun amacı; ruhu olgunlaştırmak, temiz bir kalp ve ahlakla yaşamaktır. Bu amaca ulaşmak için dünya hayatından çok, maneviyata yönelik yaşama değer verilmektedir. Tasavvufi bir yaşam yolunu seçen kişilere Sûfî denir.

Tasavvufta transa geçmek, 70.000 perdeyi aşmak olarak ifade edilir. Tasavvuf öğrencisi 7 çakranın karşılığı olan 7 letaif ile çalşırken, her letaife 10 bin zikir ve toplam 7 letaife 70 bin zikir okuyarak transa girmeye, manevi boyuta geçiş yapmaya çalışır. Bu eğitim bazen aylar, yıllar boyunca sürer. Hz. Muhammed “Benim için, vahiy esnasında perde kaldırılır. Daha sonra sizin gibi olurum.” diyerek trans hali işaret etmiştir. Tasavvuf öğretisine göre, trans haldeyken uzaktaki bir yakınınızdan haber almak mümkündür. Büyük veliler de telsiz ya da telefonları varmış gibi birbirleri ile görüşebilmektedir. Kehanet de, geleceğe uzanan bir durugörü şeklidir.

Mevlana Celalettin Rumi, trans halinde ruhun manevi boyuta geçmesiyle ilgili düşüncesini Mesnevi’de şöyle belirtir:
“Can; atlarınızı eğersiz koyar, bu sır ölümün kardeşidir, sırrıdır. Ama gündüzün geri gelmesi için ayaklarını uzun bir bağla bağlar. Can; boşlukta astar gibi gizlidir, bedense yorgan altında döner durur. Sen bedensiz bir bedene sahipsin.”

İbni Sina, insanın ruhla bedenden oluştuğunu belirtir ve şöyle der:
“Beden nefsin çalışmasına uygun bir hale gelince, ruh bedene gönderilir. İstenirse bedenden ayrılır. Tamamen ayrılınca bir daha yok olmaz.”
Şeyh Bedrettin ise, Varidat adlı eserinde şöyle der:
“Bazen kendimi latifleşmiş hissederim, fizik bedenim o varlığın bir kopyasıdır. Bu latif varlık, beden şeklinde görülür. Tıpkı buharın yoğunlaşmadan evvel görülememesi gibi, buhar yoğunlaşınca bulut olur, görülür.”
İslam tarihinde astral seyahat ile bağdaştırabileceğimiz trans hali ve ruh gerçekliğiyle ilgili daha çok fazla örnek mevcuttur.

Uzak Doğu Dinlerinde ve İnançlarında Astral Seyahat Örnekleri

  • Eski Çin kaynaklarında, Budist rahiplerin trans oturuşuyla hayattan koptuklarından ve diğer gezegenlerdeki ruhlarla iletişime geçtiklerinden bahsedilir.
  • Hint öğretilerinde insanın üç bedenden oluştuğundan bahsedilir. Bunlar fiziki, esiri ve ruhsal bedenlerdir.
  • Taoist düşüncede insan vücudunda, evrenin mutlak enerjisinin bir zerresinin depolandığı ve bu enerjinin ruhsal bir varlık olduğu ifade edilir. Bu enerji, eğitim sonucu fiziksel bedenin dışına çıkarılabilir.

Batı Dinlerinde ve İnançlarında Astral Seyahat Örnekleri

  • İsa peygamberin havarisi Aziz Paul, insanda ruhsal ve doğasal iki beden olduğuna dair vaaz vermiştir bunun kabul görmesini sağlamıştır. 1195’te İtalya’da yaşayan ünlü Aziz Antuan’ın mucizeleri arasında, bedenini bir kilisede bırakıp, başka bir kiliseye gittiği ve orada görüldüğü olayı yer almaktadır.
  • Musevilikte ise Süleyman peygamberin; evrende bulunan tüm gezegenlerdeki ruhlara, cinlere ve rüzgara hükmedebilecek ruhsal güçlere sahip olduğuna inanılır.
  • Amerikalı şamanlar, ayahuasca bitkisinin yardımı ile trans halde uykuya geçerek, manevi boyutta manevi varlıklarla iletişim kurduklarından bahsederler. Bu uykuya, ruhun arınması derler.
  • Antik inanışlardan İskandinav paganizminin rahipleri, tanrılar için kurban ettikleri canlıların kanlarıyla yıkanır ve bu esnada transa geçerek tanrılardan geleceğe dair kehanetler ve halklarının üzerine koruma sözü aldıklarına inanırlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyala yapıştır tasvip etmiyoruz. :)